Okuma ilgisinin Oluşumunda Ailenin Rolü

2011-01-20 07:28:46

Çocukların iyi bir okuma alışkanlığı kazana­bilmesinin iki temel koşulu vardır. Bunlar okuma sabrı ve okumaktan hoşlanmaktır. Okuma kültü­rü olarak adlandırılan bu alışkanlık aile, okul ve diğer sosyal kurumların birlikteliğinde sağlanabi­lir. Bundan dolayı aile, okul ve çocuk kulüpleri çocuğa faaliyet imkânları hazırlamalıdırlar.

Çocuğun okuma zevkini koşullar etkilese de belirleyici olan çocuğun kendisidir. Çocuğun ge­rek okuma ilgisinin yoğunluğunda, gerekse oku­ma miktarında, bireysel farklılıklar önemlidir. Örneğin üstün yetenekli çocuklar, diğer çocukla­rın iki veya üç katı daha fazla okurlar ve okuma amaçları bilgi edinmek noktasında yoğunlaşır. Önceleri çocuk için kitap bir oyuncaktır. O sa­dece kitapların sayfalarına bakmaktan hoşlanır. Bu çalışmalar onun kas koordinasyonunun geliş­mesine katkıda bulunur. 2 yaşından sonra çocuk­lar görselliği baskın, bez veya kalın kartondan ya­pılmış kitapları sever. 3-4 yaş çocukları, kendile­rine resimli kitapların okunmasını ister.

Çocuk kitaba aşinalık kazandıkça, öyküyü anımsamaya başlayacak ve özelliklede pek çok kez tekrarlanan söz ve cümleciklerde ana babaya katılacak, zamanla okumaya doğru yönelecektir.

Çocukların ana babaları ile okuma yapmaları çocuğu okumaya katılmaya özendirir. Bu süreç onun okuma deneyiminde önemlidir. Hikâye ve resimler hakkında konuşmak ise onun kavrayış gücüne ve zevkine ayrıca katkı yapar. Özellikle de 3-4 yaşlarındaki çocuk için kitap, yetişkinler ile kurulan bir sohbet aracıdır. Kitaplar hakkında yapılan konuşmalar çocukların okudukları öykü­lerle bütünleşmelerini ve kendilerini birer okur gibi hissetmelerini sağlar. Çocukların çok iyi bil­dikleri kitapları okumaları onlara bambaşka bir duygusal ortama götürür. Kendilerine güven duy­malarını sağlar. Okula başladıktan sonra da ken­di kendilerine okuyabilir olduktan sonra bile, iyi bildikleri bir kitabı sık oranda okumayı hala iste­yebilirler. Bu okuma açısından yerlerinde saydık­ları ya da geriledikleri anlamına gelmez. Çok de­neyimli okuyucular bile bir kitabı yeniden oku­maktan zevk alabilirler. Hatta okuma listelerinin döne döne okumayı sağlamak gibi bir yönünün olduğu da bilinmektedir. Çocuklar kitapta yer alan öykülerden diyaloglar oluşturabilirler. Tüm bunlar onların hayal gücünün ne kadar geniş ol­duğunu bize göstermektedir.

Ailenin çocuklarının okuma ilgisi kazanması sürecindeki görevi, hem belli bir hızda okuyabil­me yeteneği bakımından hem de onlarda okuma­ya karşı büyük bir arzu uyandırmak ve zengin okuma malzemesi hazırlamaktır. Çocukların akı­cı bir biçimde, duraksamadan okuyabilmesi için onlara fırsat tanınmalıdır. Çocukların hata yapa­rak kendilerini düzeltecekleri unutulmamalıdır. Onlara her zaman müdahalede bulunmak kendi­lerine duydukları güveni zedeleyebilir.

Onlara kitap seçerken onların ilgi ve öğren­me tarzları göz önünde tutulmalıdır. Kendilerini içinde bulacakları, tutkularına hitap eden eserler seçilmelidir. Çocuklar, günlük yaşamındaki dav­ranış pratikleri ve alışkanlıkları gibi kitap okuma alışkanlığı da anne babasından taklit yoluyla öğ­renir. Evde anne-babanın kitap okuyor olması çocuğun okumaya ilgi duymasında da etkili olur. Yine ailesiyle kitapçı dükkânına giden çocuğun ebeveynlerden olumlu geri bildirimler alması önemlidir.

Onun yaşına uygun, önce kolay okunan ma­sal, öykü, resimli macera ardından şiir ve roman kitaplarını tanınması okuma ilgisinin alışkanlığa dönüşmesi bakımından önemlidir.

Zaman zaman bir kısım ailelerin istenmeyen bir davranışın ardından adeta ceza ile eşdeğerde çocuğuna kitap okutmaya çalışması çocuğun ki­taptan uzaklaşmasına sebep olmaktadır.

Kapat