Çocukluğa Hiç Bitmeyen Hediye: Naribik...2011-01-20 07:34:09
Kuşlarla Uyanmak, Kırk Yağmur
Damlası gibi
şiir kitapları ve çeşitli çocuk dergilerindeki şiirleriyle tanıdığımız şair
Mustafa Ökkeş Evren' in Salıncak yayınlarından çıkan masal kitabı Naribik, ondört eserden oluşan bir
masal-hika-ye; ya da masal-öykü kitabı. Kitabı oluşturan eserler yer yer klasik
masal tekerlemelerine benzeyen tekerlemeler, insan dışında kişileştirilmiş
kahramanlarla bir masal olma özelliği taşırken; anlatıcı uslubu ve hayatın
içinden seçtiği konularla hikaye olma özelliği taşıyor. Eserlerin geneline
hakim olan şiirsel ifadeler ve duygusal tema dimağımızda öykü tadı uyandırıyor. Konularını çocukların gündeminden ve hareketli hayal dünyasından seçen
yazar, bu konuda oldukça seçici davranmış. Kitabın ilk eseri olan çocukluğa
açılan kapı, sürekli duyduğumuz "içimdeki çocuk" muhabbetinden bir kapıyla ayrılıyor.
İçinde yıllarca kapalı duran çocukluk kapısını açmak isteyen; ama doğru soruyu
bulmakta zorlanan bir yetişkinin anlatıldığı masalla yazar adeta çocukluğuna
açılan kapıdan girmiş, okuyucuyu da bu dünyaya davet etmiştir. "Göğün Kalp
Atışları"; çocuk-Allah ilişkisini yağmur duası örneğiyle anlatmış. Sayıların dünyasında geçen "Bir Varmış"
masalı "bir"in masalını anlatıyor. Bu masalda biri çekemeyen içi boş
sıfırın birle olan hikayesi, bildiğimiz şahsiyet ve rakamlar hikayesini akla
getiriyor. "Önce söz vardı" gibi iddialı bir cümleyle başlayan "Kurşun Kalem" masalı, giriş bölümünde sözlü
yazılı gelenek eleştirisi yapıyor adeta. Sözlü geleneğin varlığını yazılı geleneğe
borçlu olması, kalemin yazılı geleneğin oluşmasındaki rolü. Bir masal için
oldukça ilginç bir giriş. Kurşun Kalem masalında yazar üslup arayışlarına bir
yenisini daha ekliyor. Kalemle sözün kavgasına ahengiyle son veren müziği hemen
yerine uğurlayıp "Bu masalda müziğin yeri bu kadardı " diyerek esere
müdahale ediyor. Ardından "söz uçar yazı kalır" tartışmasına da son
noktayı koyup, ana kahramanlar olan kalemlerin masalını anlatmaya başlıyor.
Kalemlerin kavgası son anda sahneye giren çocuğun bilge kurşun kalemi
seç-mesiyle son buluyor. Bu masalda tiyatral anlatımın ön planda olduğunu
düşünüyorum Bir masal ülkesinde develer şarkıcı, pireler kuaför
olursa o ülkenin çocukları başbakanın dağıttığı hediyeyi beğenirmi? "Hiç
bitmeyen hediye" çocukların bitmeyen hediye isteğine çözüm arayan bir
başbakanın bakanlar kurulunu toplayıp eğitim bakanının önerisiyle çocuklara
masal kitabı dağıtmasını anlatıyor. Çocuklardan yana bir dünya kuran yazar, büyüklere
eğitim alanında yeni bir bakış önerirken, çocuklara gerçekten değerli olanı
işaret ediyor. "Yıldız Şekeri"; çocuk-rama-zan ilişkisini
anlatan anlamlı bir ramazan masalı. "izmir Köftesi"; annemizin sevmediğimiz yemekler
için arkamızdan ağlar espirisine gönderme yapan çocukluk hatırası tadında bir
hikaye. Ancak bu defa yemekler İzmir köftesinden başka yemeğe yüz vermeyen
kahramanımızla sıkı bir kavgaya tutuşur ve kazanan yemekler olur. Masalın
sonunda çocuk beklendiği gibi hatasını anlayıp yemeklerle barışmaz. En sonunda
kazanan çocukluk olur. "Korkunun Korkusu"; soyut bir kavram olan korkuyu
"korku adında iki kardeş yaşarmış" diye kendi içinde ikiye ayırarak
anlatmış. Kelimeleri dahası insan duygularını değişebilir yönüyle ele alan
masal, klasik masaldaki iyi kötü savaşından bu tümden gelim yöntemiyle
ayrılıyor. Bu yaklaşım, şair olan masalcının az kelimeyle çok şey anlatma
isteği, yani şair tasarrufuyla da açıklanabilir belki, kimbilir? Ama şu bir
gerçek ki, çocuklara anlatılması zor soyut bir kavramı kişileştirmedeki
başarısı bu masalı özel kılıyor. Korkunun Korkusu, korkuyu korkutan değil; ikna
eden bir masal. "Baloncu Dede"; korktuğu başına gelen bir
balonun masalı. Mutlu sonla bitmeyen masal sorularla bitiyor. Sorduğu sorularla
çocuk okurunu düşünmeye sevk eden yazar, sanki çocukları üzmemek için, mutlu
bir sona işaret etmekten kendini alamamış. Kitaba ismini veren "Nari-bik" masalı; yaşadığı yeri
be-ğenmeyip, yeni yerler umuduyla terk-i diyar eyleyen toy bir horozun masalı.
Kavafis'in gidecek başka bir yer yok şiirini anımsatan masal yine mutlu bir
sonla değil de soruyla bitiyor. "Oyuncaksız Oyun"; diğer oyunlarına yüz vermeyip
sürekli bilgisayarıyla oynayan bir çocuğun bütün oyuncaklarına zarar verince
oyuncaklarından mahrum olma cezası almasını anlatıyor. Çocuğun olduğu yerde,
oyuncak kavramının sınırsızlığına vurgu yapan masalcı,
suç-ceza-pişmanlık-mutlu son sıralamasına riayet etmiyor. Bu cezanın sonunda
çocuk, yeni oyunlar oyuncaklar keşfediyor ki, bu yine çocukluğun zaferidir. "Eskici"; tam bir eski zamanlar masalı.
Bilgisayara kurban giden mahalle oyunlarına, televizyona yenilen komşuluklara
bu kısacık masalla özlem dolu bir selam göndermiş yazar. Rakamları kişileştirmedeki
başarısını harfler masalında da gösteren yazar, "Kavgacı Harfler" masalını bu defa mutlu sonla
bitirmiş. Kitabın son hikayesi olan "Babamın Kütüphanesi" de kapısından girdiği çocukluğu çocuğunun masal kitaplarıyla keşfeden bir yetişkinin masalıdır. Naribik kitabında Evren, şair olmasının verdiği bir avantajla dilin bütün imkanlarını, zaman zaman birbirine geçişen türleri başarıyla kullanmış. Şair üslubundan yansıyan şiirsel devrik cümleler, sade ve ritmik ifadelerle eserlerin yer yer şiire evrilmesi kitabın çocuklarca da kolay okunur ve akıcı olmasını sağlamış. Kitabı okuyup bitirdiğimizde aslında konu olarak birbirinden kopuk gibi duran on dört eserin dimağımızda bıraktığı ortak bir duygu var: iyi kitapların okuyucu da bıraktığı iyi duygular. Evren, günümüzün görsel ve dijital imkanlarından alabildiğine faydalanan, sabırsız, avutulması zor çocuklarına; iyiliğin, kanaatin, sabrın , duanın, gökyüzünün masalını anlatıyor. Çocukları kırlara gökyüzüne yağmura ve oyunlara çağırıyor. Bazı masalların girişinde kullandığı klasik modern arası tekerlemeler şairin eserlerindeki arka planı ele veriyor. Bütün masalların hep alışılageldiği gibi mutlu sonla bitmemesi, yazarın eserlerini yazarken hikaye-masal ayrımı yapmaması, anlatıcı üslubunun yanında çocuğa sorular sorarak işaret eden üslubuyla olanı biteni sorgulatma-sı. Yazarın göze çarpan üslup özellikleri. Bunun dışında Korkunun Korkusu, Kurşunkalem gibi masallarda yeni üslup arayışlarında olduğu izlenimi uyandırdı bende. Kurgularda aşırı fantastik ögelere yer vermeyen yazar masal olağan dışılığını eşyayı canlı gibi gören çocuksu bakış ve hayal gücüyle sağlamış. Masal kahramanlarını, mekanları, olayları ayrıntılı betimlemelerden uzak tutarak vurgulamak istediği değeri ön plana çıkarmış. Kimi zaman birinci ağızdan anlattığı masalları, kimi zaman bir masal anlatıcısının ağzından anlatmış. Çocuk özneyi muhatap alırken
onların hayal dünyasının işleyişinden yola çıkan bir eserle, masal dünyasına
merhaba diyen Evren' den kurgusal fırtınalardan uzak, kısa soluklu, çocuklara
anlatmak istediği değeri şiirsel ve sözü yormadan anlatan başka masallarda
okuruz umarım. Çocuklara eser vermenin estetik açıdan büyüklere eser vermekten
daha az önemli olmadığı gerçeğinin farkında olan, çocuğa çevresinde olup
bitene, eşyaya şairane bir gözle bakmayı teklif eden Naribik; çocuklar için; hiç bitmeyen bir hediye.
|